FAIL (the browser should render some flash content, not this).


SAĞLIK HİZMETLERİ


İŞ SAĞLIĞI GÜVENLİĞİ EĞİTİMİ
YANGIN EĞİTİMİ
PORTER MUAYENESİ
İŞE GİRİŞ MUAYENESİ
LABORATUVAR HİZMETLERİ
AŞILAR
ODYOMETRİ
SOLUNUM FONKSİYON TESTLERİ
AKCİYER GRAFİSİ


Portör Muayenesi

Portör : Bir insan ya da hayvan bir mikroorganizmayı vücudunda taşıdığı ve başkalarına bulaştırdığı halde kendisinde hastalık belirtileri görülmez, bu kişilere portör denilir. Bu kişilerin besin endüstrisinde çalıştırılması çok sakıncalıdır.

1593 Sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanunu’nun 126 ncı Maddelerindeki hükümlerle, gıda üretim yerleri ve sıhhi müesseselerde çalışanların bulaşıcı hastalık taşıyıcılığı yönünden her 3 ayda bir muayene olma ve sıhhi rapor alma mecburiyeti getirilmiştir.

Portör muayenesi kapsamında gaite kültürü, boğaz kültürü, burun kültürü ve gaitanın mikroskobik incelenmesi tetkikleri yapılarak sonuçlar işçi sağlığı dosyasında saklanır.

Portör muayenesine esas laboratuvar tetkikleri

 Gaita Kültürü ( Salmonella ve Shigella yönünden)
Dışkının mikroskobik incelenmesi ( Entamoeba, histolytica kistleri, giardia    lambia kistleri ve helmint
yumurtaları yönünden)
Boğaz ve Burun Kültürü (Staphylococcus aureus yönünden, en az yılda bir)

Akciğer Grafisi ( Tüberküloz yönünden)

Laboratuar Hizmetleri

Kan Grubu 
Tam Kan Tahlili
Tam İdrar Tahlili
HBs Ag
HBs Ab
HCV
HIV
İdrarda Kurşun
Kanda Kurşun
İdrarda Fenol
Sedimantasyon
Karaciğer Fonksiyon Testleri
T.Kolesterol
Trigliserid
Üre
Kreatinin


Ağır ve Tehlikeli İş Raporu

Ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılacak işçiler işe girişlerinde sağlık kontrolünden geçmek zorundadırlar. Bünye ve bedenen çalışacaklara işe uygunluklarını gösteren sağlık raporu her sene yenilenir. ( 18 yaşından küçükler için 6 ayda bir) Rapor 4857 sayılı iş kanununun ağır ve tehlikeli işler yönetmeliğine (16/06/2004 tarihli, 25494 sayılı resmi gazetede yayımlanmıştır.) uygun şekilde hazırlanacaktır.

Koruyucu Aşılar

Tetanoz Aşısı
Hepatit Aşısı
Grip Aşısı

Odyolojik Muayene

Saf Ses Odyometri (Hava ve Kemik Yolu    İşitme Eşikleri Tespiti)
Konuşma Odyometrisi (Konuşmayı Ayırt    Etme ve Alma Eşiği)
Tedirgin Edici Ses Düzeyi (UCL)
En Rahat Ses Yüksekliği (MCL)

 

Odyometri

İnsan kulağı 16-20000Hz arasındaki seslere karşı duyarlı olmasına rağmen her frekansı aynı şiddette agılayamamaktadır. Saf ses Odyometrisi yapılırken insan kulağının duyarlı oldugu, 250-500-1000-2000-4000-6OOOHz'lerdeki işitme esiklerine bakılır.

Gürültüye bağlı işitme kaybının oluşması dikkate alındığında, eski şekilde oluştugu görülmektedir. Birincisi çok yüksek bir sese bir anlık maruz kalmak (herhangi bir patlama olabilir), ikincisi de orta ve yüksek şiddetteki bir sese uzun sure maruz kalmaktır. Fabrika ortamında çalişma, ikinci tiir işitme kayıplanna girmektedir. Bu tiir kayiplarin uzun sürede ve yavaş yavaş oluşması, konuşmayi kapsayan frekanslardan başlamayip, tiz frekanslardan (4000 ve 6000 Hz'lerde) başlamasi kişinin işitme kaybının farkma varmasını engellemektedir. Bu tiir kayiplarin tespit edilmesi igin odyometrik test sonuqlarinin degerlendirilmesi gerekmektedir.

Örnek Değerlendirme

Odyometrik testin değerlendirilmesinde saf-ses ortalamasi ve 4000 Hz deki işitme eşiği, Uluslararasi Standart ISO 1999 ve Amerikan Ulusal Standards ANSI S3-1 dikkate alınarak yapiılmaktadır. İşitme durumunun degerlendirilmesindeki aşağıdaki tabloya göre yapılmıştır.

İşitme Düzeyi İşitme Durumu
0 25 dB Normal
26 40 dB Cok hafif derecede işitme kaybı
41 55 dB Hafif derecede işitme kaybı
56 70 dB Orta derecede işitme kaybı
71 90 dB İleri derecede işitme kaybı
91 t dB Total isitme kaybı vardır.

 

Göğüs Radyografileri

Yirmi birinci yüzyılda işyerlerinde karşılaşılan toksit maddeler ve işyerlerine özgü tehlikeler hala halk sağlığı üzerinde tehdit oluşturmaya devam etmektedir. Mesleki akciğer hastalıkları ise tüm meslek hastalıkları arasında sıklık açısından birinci sırada gelmektedir.

  
Mesleki akciğer hastalıklarının üç önemli özelliği bulunmaktadır.

1) İşyerlerinde çeşitli maddelere maruziyet sonucu ortaya çıkarlar ya da bu maddelerin etkisiyle alevlenebilirler;
2) Önlenebilirler;
3) Potansiyel olarak tazmin edilebilirler.

Temel olarak mesleki akciğer hastalıklarını dört grupta incelemek mümkündür.

1) Mesleki havayolu hastalıkları
2) Pnömokonyozlar
3) Hipersensitivite pnömonisi
4) Akut toksit inhalasyon sendromları

Fabrika ortamlarında çalışan işçilerin en az yılda bir kez 35x35 cm boyutunda göğüs radyografileri çekilerek bir radyoloji uzmanı tarafından, çalışma ortamındaki mesleki riskler göz önünde tutularak değerlendirilip raporlandırılır. Tozlu ortamda çalışan işçilerin ise peryodik olarak sağlık muayeneleri yapılır ve her altı ayda bir göğüs radyografileri tekrarlanır Solunum ve dolaşım sistemi hastalıkları görülen kontrol ve tedavi altına alınacaktır. Çekilen akciğer grafileri en az iki yıl boyunca saklanacaktır. 


Solunum Fonksiyon Testi

Solunum fonksiyon testleri spirometre denilen cihazlarla yapılır. Solunum fonksiyon testleri, günümüzde elektronik ve bilgisayar teknolojisinin bu alanda kullanılması ile artık cepte dahi taşınılıp hastanın bulunduğu yerde uygulanabilen pratik aletlere dönüşmüştür. Solunum fonksiyon testleri çok genel bir yaklaşımla akciğerlerin kapasitesini ve fonksiyonel durumunu objektif olarak ölçmeye yarar.    

Yani bu test ile akciğerlerin alabildiği hava hacmi ve bu havanın akciğere alınması ve verilmesi esnasında yapılan güçlü solunum faaliyeti ile oluşturulan hava akım hızı ölçülebilir. Bu iki parametre birçok hastalığın tanısında son derecede önemli ip uçları vermektedir. Örneğin Astım ya da KOAH(Kronik bronşit, amfizem) hastalarında akciğerleri tamamen hava ile doldurduktan sonra yapılan çok güçlü ve hızlı bir nefes verme sırasında ölçülen akım hızlarında normal sağlıklı bireylere göre azalma olduğu saptanır ve bu azalma oranına göre hastalık tanısı konulabildiği gibi hastalığın ağırlık derecesi de belirlenir. Ayrıca bu hastaların tedavisinin takibinde yapılan solunum fonksiyon testleri ile tedavinin başarısı ve yıllar içerisinde hastalığın seyri somut olarak izlenebilir. Diğer yandan akciğer dokusu içerisinde yer kaplayan lezyonların varlığında ya da akciğer dokusunda harabiyet ile seyreden hastalıkların varlığında, kalp yetersizliği gibi akciğer ödemine neden olan hastalıklarda solunum fonksiyon testleri yapılır.

Hangi durumlarda solunum fonksiyon testleri yapılır?

1) Nefes darlığı, hışıltılı solunum, öksürük varlığında,
2) Muayene bulguları ve akciğer grafisine göre kuşkulanılan tanıyı desteklemek amacıyla,
3) Göğüse ait doğumsal yada sonradan gelişen deformitelerin solunuma etkisini araştırmak amacıyla,
4) Teşhis edilmiş KOAH, astım, kalp yetersizliği ve solunum kaslarını tutan hastalıkların seyrinin ve tedavinin etkinliğinin izlenmesi amacıyla,
4) Solunum hastalığı nedeniyle maluliyet değerlendirmesi yapmak amacıyla,
5) Akciğer hastalığı yönünden risk taşıyan kişi ve grupların taranması (Örneğin sigara içenler, maden ocaklarında çalışanlar, çalıştığı ortamda zararlı gaz soluyan işçiler) amacıyla,
6) Genel anestezi ve ameliyata bağlı solunumsal komplikasyon risklerinin önceden belirlenmesi ve riskli hastalarda ameliyat öncesi dönemde gerekli olan tedbirlerin alınmasını sağlamak amacıyla,solunum fonksiyon testleri yapılmaktadır.